Küresel piyasalarda 2026’nın ilk çeyreği, yüksek faiz ortamının kalıcılığı ve jeopolitik risklerin yeniden fiyatlanmasıyla başladı. ABD tahvil faizlerindeki yukarı yönlü eğilim ve dolar endeksindeki güçlenme, gelişmekte olan ülke piyasalarında dalgalanmayı artırıyor. Bu atmosferde gözler yeniden Borsa İstanbul’a çevrilmiş durumda
Yabancı Oranı Artıyor mu?
Son haftalarda bankacılık ve holding hisselerinde gözlenen hacim artışı, seçici yabancı girişine işaret ediyor. Özellikle bilanço kalitesi güçlü, döviz geliri yüksek şirketlerde toparlanma dikkat çekiyor. Buna karşın, küçük ve spekülatif hisselerde likidite daralması sürüyor.
Piyasanın genelinde:
- Defansif sektörlere yönelim
- Yüksek temettü potansiyeli olan şirketlere ilgi
- Borçluluk oranı düşük firmalara prim
öne çıkıyor.
Endeks Teknik Olarak Ne Söylüyor?
BIST 100’de kısa vadede volatilite yüksek seyrediyor. Endeksin yönü açısından:
- Bankacılık sektörü belirleyici olmaya devam ediyor
- Sanayi tarafında seçici ayrışma var
- Halka arz hisselerinde oynaklık sürüyor
Teknik olarak yükselişlerin kalıcı olabilmesi için işlem hacminin genele yayılması gerekiyor. Aksi halde yükselişler sınırlı tepki hareketi olarak kalabilir.
Yatırımcı Davranışı Değişiyor
Son dönemde bireysel yatırımcı tarafında dikkat çeken gelişme, kısa vadeli al-sat işlemlerinin artması. Ancak bu durum, sert geri çekilmelerde panik satış riskini büyütüyor. Uzun vadeli strateji yerine momentum takibi öne çıkmış durumda.
Bu ortamda öne çıkan stratejiler:
- Nakit oranını korumak
- Kademeli alım yapmak
- Bilançoya göre pozisyon almak
- Tek hisse yoğunlaşmasından kaçınmak
Riskler ve Fırsatlar
Risk tarafında:
- Küresel faizlerin beklenenden geç düşmesi
- Jeopolitik gerilimler
- İçeride enflasyon beklentilerinin bozulması
Fırsat tarafında:
- İhracatçı şirketlerin kur avantajı
- Seçici yabancı girişleri
- Güçlü bilanço açıklamaları
Sonuç
Piyasa şu an “kolay para” döneminde değil. Seçici, sabırlı ve veri temelli yatırım dönemi. 2026’da kazananlar, hikâye değil finansal tablo okuyanlar olacak.





