GİRİŞ
Türkiye ekonomisi 2025 yılına finansal bir fırtınayla girdi. Şirketler için bir dönem “iyileştirme projesi” olarak görülen konkordato, günümüzde yüksek faiz ortamı ve daralan nakit akışı karşısında tek hayatta kalma mekanizmasına dönüşmüş durumda. Ancak ortaya çıkan rakamlar, bu mekanizmanın her zaman bir kurtuluş reçetesi olmadığını; kimi zaman sadece kaçınılmaz sonu erteleyen bir “zaman kazanma” hamlesi olduğunu gösteriyor.
Rakamlar Alarm Veriyor: %106’lık Patlama
2025 yılı verileri, reel sektördeki yangının boyutunu net biçimde ortaya koyuyor.
- Kesin mühlet kararları: %106 artış
- Geçici mühlet kararları: %63 artış
Bu artışlar, piyasanın adeta “yoğun bakıma” alındığının en somut göstergesi. Daha çarpıcı olan ise, konkordato korumasına rağmen 247 firmanın faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalması. Bu tablo, her konkordato başvurusunun iflastan dönüş anlamına gelmediğini açıkça kanıtlıyor.
Devler de Mahkeme Kapısında: Yapısal Bozulma Derinleşiyor
Konkordato artık yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmelerin değil; zincir markaların ve sanayi devlerinin de kaçınılmaz gündemi haline geldi.
- Ekrem Coşkun Döner: Yaklaşık 250 şubesi bulunan gıda zinciri, Haziran 2025’ten bu yana konkordato sürecinde. Şirket, 1 yıllık kesin mühlet koruması altına alınırken alacaklılar için 15 günlük bildirim süreci başlatıldı.
- Nursan Demir Çelik: Bir dönem İSO 500 listesinde yer alan, 42 yıllık sanayi devi için konkordato talebi reddedildi. Bu karar, şirket açısından resmi iflas sürecinin çok yakın olduğu şeklinde yorumlanıyor.
- Üç-ler Geri Dönüşüm: İzmir Aliağa’da faaliyet gösteren şirket için verilen mühlet kararı, krizin boyutunu farklı bir noktaya taşıdı. Mahkeme, şirket ortakları için de kişisel mühlet tanıyarak ticari riskin aile varlıklarına kadar yayıldığını ortaya koydu.
Krizin Coğrafyası: Sanayi Şehirleri Tıkanıyor
Konkordato başvurularının yoğunlaştığı bölgeler, Türkiye ekonomisinin üretim ve ticaret merkezleri olmasıyla dikkat çekiyor.
- İstanbul: 1.417 dosya ile krizin merkez üssü
- Ankara, İzmir, Bursa, Antalya: Nakit akışının en hızlı bozulduğu diğer büyük şehirler
- Trakya Hattı: Sanayi üretimindeki daralma nedeniyle 251 dosya ile alarm veren bölgeler arasında
Bu tablo, krizin yalnızca şirket bazlı değil; bölgesel ve yapısal bir nitelik kazandığını gösteriyor.
Uzman Görüşü: “Sorun Borç Değil, Finansman Tıkanıklığı”
Uzmanlara göre konkordato başvurularındaki bu tarihi yükselişin temel nedeni aşırı borçluluk değil.
- Bankaların kredi kanallarını daraltması
- Ağırlaşan teminat koşulları
- Tarihsel zirvelerde seyreden ticari kredi faizleri
Bu faktörler, şirketlerin işletme sermayesini hızla eritiyor. Finansmana erişim koşulları gevşetilmezse, 2025’in ikinci yarısında mühlet süresi dolan şirketlerin yerini toplu iflas ilanlarının alabileceği uyarısı yapılıyor.
Sonuç: Konkordato Kurtuluş mu, Erteleme mi?
Ortaya çıkan tablo, konkordatonun tek başına bir çözüm olmadığını gösteriyor. Yapısal reformlar ve finansmana erişimi kolaylaştıracak adımlar atılmadığı sürece, konkordato “güvenli liman” olmaktan çıkıp, birçok şirket için sadece son durağa giden yolu uzatan bir bekleme salonuna dönüşebilir.








